Siemens Karayolu ve Şehir Ulaşımı İş Birimi Yöneticisi Barış Saraç

03 Nisan 2013 Çarşamba - 16:41
Kategori: Röportaj

PAYLAŞ

Siemens Karayolu ve Şehir Ulaşımı İş Birimi Yöneticisi Barış Saraç
Siemens Karayolu ve Şehir Ulaşımı İş Birimi Yöneticisi Barış Saraç
[b]"Ölçmedeğiniz hiçbir şeyi geliştiremezsiniz"[/b] Avrupa ile kıyaslandığında Türkiye'deki yolların büyük bir bölümünün henüz Akıllı Ulaşım Sistemleri uygulamaları açısından bakir olduğunu savunan Barış Saraç, Türkiye'deki şehirlerarası yollara bakıldığında henüz yeterince ölçüm yapılmadığını ifade etti. Ölçmeden hiçbir şeyin geliştirilemeyeceğinin altını çizen Saraç, mevcut ölçümlerin hangi sıklıkta ve hangi yöntemle yapıldığının ve sonuçlarının masaya yatırılması gerektiğini belirtti. Trafik yoğunluğuna göre doğru sistemlerin yapılandırılıp, hem sürücüye hem de trafik üzerine doğru planların yapılmasının birçok fayda sağlayacağını kaydeden Saraç; "Günümüzün Akılı Ulaşım Sistemleri uygulamalarında trafiğin yönetilebilmesi için birçok parametrik ölçümleme metotları kullanılıyor. Tüm sistemlerin ortak amaçlarından biri sürücüleri doğru noktalarda doğru bilgilendirmek. Siz yola ne kadar enformasyon katabiliyorsanız o yolun cazibesi o kadar artıyor. Çünkü herkes yolda giderken nelerle karşılaşacağını biliyor ve ona göre alternatif önlemlerin peşinde koşuyor. Günümüzde belli aralıklarla trafik yoğunluğu ve trafik akış kontrolü yapan sistemlerin kullanılması, buna bağlı olarak sürüş sürelerinin hesaplanması ve sonuçların bir veri olarak ele alınması çok önemli bir hal aldı. Bu konuda da araçların başlı başına birer sensör olduğu düşünülüyor ve sıradan bir araç ile pek çok paramatre ölçülebiliniyor. Siemens Ulaşım ve Lojistik Grubu portföyünde, A noktasından B noktasına giden bir aracın hızını, güzergahların anlık reel durumlarını ölçerek, güzergahın trafik yoğunluğunu hesaplayan ve diğer sistemlerimizle destekleyip, alternatif güzergahları önerebilen ya da toplu taşıma alternatiflerini de çözüm önerisine dahil edip kullanıcılarla paylaşan çözümler var." şeklinde konuştu. [b]Aynı dili konuşan sistemler[/b] Akıllı Ulaşım Sistemleri konusunda Türkiye'nin ön gördüğü yatırımlara Siemens olarak tam cevap verebilecek altyapıya sahip olduklarına dikkat çeken Barış Saraç, bu alanda ciddi bilgi birikimlerinin olduğunu ve sahip oldukları tecrübelerini doğru standartların ve doğru sistemlerin ülkemizde uygulanması için paylaşabileceklerini belirtti. Bu konuya verdiği bir örnekle devam eden Saraç, 1999-2000 yıllarında gerçekleştirdikleri ilk tünel çalışması olan 75. Yıl Selatin Tüneli’nin o zamanki şartlarda örnek ve referans gösterildiğini ve daha sonra Karadeniz Sahil Yolu'yla beraber bilgi ve teknolojilerini tekrar Türkiye karayollarına sunduklarını söyledi. Önemli bir konuya da dikkat çeken Saraç; "Ülkemizde gerçekleştirilen projelerde en büyük risklerden biri; projelerde aynı çözümü sunan, ancak ortak teknik dili konuşamayan birçok sistem kuruldu. Bu da projelerin genişleme ve geliştirilme aşamalarında sıkıntılar yaratıyor. Sonuç itibariyle farklı yerlerde, farklı projelerde, farklı sistemler çalışabilir ama yapılan iş sonucunda sistemlerin birbiriyle entegre çalışıyor olması çok önemli." dedi. [b]Asıl sorun: Şehir içi trafik[/b] İstanbul gibi metropollerde artan nüfus yoğunluğuna bağlı olarak; trafik içinden çıkılmaz bir karmaşaya dönüşüyor. Bu konuya dikkat çekerek trafiğin asıl sorun olduğu yerin "şehir içi trafik” olduğunu ifade eden Barış Saraç, Siemens Ulaşım ve Lojistik Grubu olarak bir diğer uzmanlık alanlarının şehir içi trafik yönetim sistemleri olduğunu savundu. Şehir içi trafik çözümlerinde detektörler, kavşak kontrol cihazları, sensörler gibi saha seviyesindeki cihazlardan bunları yöneten yazılımlardan, kontrol merkezlerine kadar giden çok geniş bir portfolyo sunduklarını kaydeden Saraç, şu anda Siemens olarak dünyada 900’e yakın projede şehir içi trafik çözümleri uyguladıklarını ve bu uygulamaların profesyonel ve çok ciddi bir mühendislik gerektiğini kaydetti. Siemens Ulaşım ve Lojistik Grubu olarak sağlam altyapı ve tecrübeleriyle bu alanda büyük avantajlara sahip olduklarını belirten Saraç; "Bir firmada bir ürün ya da yazılım olması yetmiyor. Trafik dediğimiz olgu apayrı bir mühendislik ve uzmanlık konusu. Siemens'in bu konuda çok önemli bir şansı var. Sadece bu konu özelinde çalışan, trafiği tüm bileşenleri ile A'dan Z'ye ölçen, analiz eden ve ihtiyaca özel bir sonuç çıkaran ve bunu bir algoritmaya bağlayabilen mühendislik birikimimiz var." dedi. [b]Intermodal taşıma[/b] Başlangıç ve varış noktaları arasında, duruma, maliyetlere ve talebe bağlı olarak, farklı taşımacılık modlarının kullanıldığı ve çözüm olarak sundukları intermodal taşımacılık sistemlerinin büyük avantajlar sağlayacağına da dikkat çeken Barış Saraç, büyük şehirlerde yaşanan trafik sorununun anlık reel ölçümler yapılarak ve bu değerlere bağlı çözümler ve trafik algoritmaları üreterek çözülebileceğini kaydetti. Bu konuda Türkiye'de farklı algıların olduğuna değinen Saraç; "Hızlı giden trafiğin akan, sorunsuz trafik olduğu sanılabiliniyor. Ancak, gerçek bu değil. Şehir içinde uygulanacak organize sistemlerle araçların uygun hızlarla gitmesini sağlanması gerekiyor." dedi. Şartnameden taviz verilmiyor Büyük bir hızla gelişmekte olan ve 2023 yılına kadar geliştirilmesi beklenen Türkiye karayollarında, ülkenin fiziki yapısından dolayı pek çok tünel inşaatına gereksinim duyuluyor. Bu konuda Türkiye Karayolları Genel Müdürlüğü'nün dünya standartlarında bir şartnamesi olduğunu ve bu şartnameye birebir uyulduğunda dünya standartlarında bir tünel otomasyon ve yönetim sistemi yapıldığını hatırlatan Barış Saraç, Siemens olarak yer aldıkları projelerde bu şartnameleri eksiksiz uyguladıklarını belirtti. Sundukları tünel çözümlerinden bahseden Saraç; örneğin endüstriyel otomasyonla kıyaslandığında tünel otomasyonlarının uygulamada göreceli olarak daha kolay olduğunu fakat sonuç itibariyle insan hayatıyla doğrudan ilişkili olduğu için son derece ciddiyetle yürütülmesi gerektiğini hatırlattı. Tünel çözümleri hazırlanırken her türlü senaryonun Siemens tarafından düşünüldüğü ifade eden Saraç; "Bu tasarım sürecinde aslında tek tasarım kriteriniz en kötü durumdur ki o da yangın durumudur. Tüm tasarım bir yangın durumunda sürücülerin can güvenliğini sağlayıp, tünel dışına çıkarmak üzere planlanır. Bu aşamada aydınlatma, havalandırma, iletişim ve izleme sistemleri gibi normal şartlarda bağımsız olarak çalışan pek çok sistemin, belirli algoritmalar ve önceden planlanmış acil durum senaryoları dahilinde çalışmak zorundadır." şeklinde konuştu. [b]Entegrasyon büyük avantaj[/b] Örnek bir tünelde olması gereken dünya standartlarının şartnamelerde tariflendiğini, ancak bu şartnamelere bire bir uyulmasının önem arz ettiğinin altını çizen Barış Saraç, tünel çözümlerinde Siemens'i diğer firmalardan ayıran en büyük özelliklerinden birinin Siemens’in entegrasyon kabiliyetli olduğuna çekti. Saraç, orta gerilim hücreleri, alçak gerilim dağıtım sistemleri ve şalt cihazları, yangın algılama ve ihbar, CCTV, donanım ve yazılım olarak otomasyon ve aydınlatma gibi sistemleri Siemens markasıyla bütün olarak sağlayabildiklerini belirtti. Projeler dahilinde kullanılan 8-9 farklı sistemi kendi otomasyon yazılımlarıyla ve kendi mühendislikleri ile gerçekleştirebilmenin Siemens için ayırt edici bir özellik olduğunu vurgulayan Saraç sözlerine şöyle devam etti "Siemens olarak anahtar teslim tünel elektrik ve elektromekanik işlerinde son derece iddialıyız. Örneğin; Karadeniz Sahil Yolu Projesi'nde 30 adet tüneli Trabzon - Akçaabat'ta bulunan bir kontrol merkezimizden yönetiyoruz. Tüm bu sistemler tamamen tek bir kontrol merkezinden yönetiliyor. 350 km’lik bir güzergâh üzerinde yer alan bu 30 tünelin tüm elektrik, elektronik ve elektromekanik dizaynı ile kontrol merkezini A'dan Z'ye Siemens kendi yerel kaynakları ve mühendisliği ile dizayn etti. Dünya çapında ses getiren bu proje alanında çalışan pek çok ilgili kişi ve farklı ülkelerden heyetler tarafından ziyaret edilmeye devam ediyor."

Yorumlar

Yorum yazabilmek için üye girişi yapmanız gerekmektedir.

Giriş Yap

İLGİLİ HABERLER