Sistemler ve İnsanlar…

15 Haziran 2016 Çarşamba - 18:45
Kategori: Makale

PAYLAŞ

Birçok konuda sistemler oluşturulurken ilk basamak veya ilk aşamanın kullanıcılar üzerinde olması hedeflenir. Hatta çoğu kez de sistemi kurma çalışmaları esnasında ilk kullanıcıların sistem üzerinde istekleri ve beklentileri uzun süre tartışılır ki sistem kullanılsın ve de devamı yani şimdiki değişik adıyla sürdürülebilir olsun.

Bildiğimiz ve bütün yönetim kitapların kullanılan bir söz vardır, değişimler konusunda. Yumurta ve civciv meselesi. “Yumurta içeriden kırılırsa yaşam başlar, yumurta dışarıdan kırılırsa yaşam sona erer. Bunun için tüm başarılı değişimler içeriden dışarıya doğrudur”. Bu aslında bilinmeyen bir durum değildir. Bütün değişimler dışarıdan görüldüğü gibi güzel durmaz. Önemli olan değişimi ve değişime konu olan şartları bünyenizde barındırmanızdır. Bunu sağlayabilirseniz zaten tüm sistemler size uyacaktır ve başarılı uygulaması sağlanacaktır.

Ben genelde yurt dışından getirilen ürün, makine veya sistemlerin tanıtımı esnasında söylenen güzel klişe laflara pek aldırış etmem. Çünkü bunların hepsi bulunduğu ülkelerde belli aşamalardan geçtikten sonra çok kullanılan veya çok tercih edilen ürünler olabilir. Ama sadece o ülkeler için öyledir. Bir başka yerde aynı başarıyı veya aynı sonucu vermelerini beklememek gerekir. Her ne kadar global ürün pazarı olarak bakılıyorsa da her coğrafyanın kendine özgü özellikleri vardır. O nedenle öncelikle kullanılacağı yer, bölge neresi ise önce oradaki şartlara uyarlama çalışması yapılması gerekir. O nedenle de bütün satıcı arkadaşlara gittiğiniz ülkenin, gittiğiniz şehrin, gittiğiniz firmanın durumunu, ihtiyaçlarını bilmeden gitmeyin derim. Çünkü başka bir ülkede çok başarılı olsa da benim işimin içinde acil durum gerektirmeyen bir malzeme, ürün, makine olabilir.

Akıllı Ulaşım Sistemleri için de bunlar gerekli. Önce insan teması ele alınmalı. Eğer insanlarınızın içinde saygı kavramlarını oluşturamadıysanız, insanlarınızı çevre ve yaşam koşulları bilincine eriştiremediyseniz sistemlerin size bir katkısı olmayacaktır. Bağdat Caddesinde kırmızı ışıkta herkes dururken durmadan geçen bir aracı kullanan arkadaşa hangi sistemi anlatabilirsiniz. Ve bunlar konuşulurken hepimizin kaçamak laf olarak kullandığı “altyapıyı oluşturmak lazım” gibi bir ifademiz vardır. Ama altyapı denince herkes sistemin fiziki alt yapısı olarak düşünür durumu. Evet bu da var tabi. Ama asıl altyapı ne? Asıl altyapının beklentisi ne? Her koşulda, her durumda kendi isteğine göre veya kuralları kendi anlamak istediği yerden anlayarak hareket etmek mi, yoksa bir düzen içinde yaşamak mı? Önce bunu değerlendirmek gerekiyor.

Aslında güzel ve kullanılabilir olan her şeye insanların alışması kolay oluyor. Alıştıktan sonra da daha önceki alışkanlıklardan kurtulma süreci olmasına rağmen yeniliklerin hayatımızın içindeki kısmı da önem arz ediyor. Artık cep telefonumuzdan ilgili caddelerin trafik bilgisine bakarak hareket ederken farklı bir durumla karşılaştığımızda bu kez de sistemlere kızıyoruz. Bilgi yeterli değil veya yanlış diye. Bunlar sistemli çalışmalarda olabilecek şeylerdir. Zaman zaman bu hatalar olacaktır, ancak ne olursa olsun sistemi sürdürülebilir kılmanın ana koşuludur bu. Çünkü kurulma aşamasında düşünülenler ile gerçek yaşam değerleri arasındaki farklar ancak böyle anlaşılacaktır.

Her geçen gün bu konuda hayatımıza bir eklemenin olmasına ben sevinerek bakıyorum. Gelişmek böyle olur. Herhangi bir noktadan başlayan bir işin zaman içinde ihtiyaçlara göre değişmesi, ihtiyaçlara göre ilave pozisyonların yaşanması süreci geliştirerek ilerletir. Tabi abartmamak ve de yapılamayacak veya yaşarken uygulanamayacak olan kısımları da istememek en önemli kriterler olmalı. Bu anlamda gelişmelerin en alt kısımdan başlayarak basamak basamak ilerlemesi, gelişmelerin de aşama aşama olması sistemin kabullenilmesi açısından önemli olacaktır.

Güzel bir ilkbahar dileğiyle…. 

Yorumlar

Yorum yazabilmek için üye girişi yapmanız gerekmektedir.

Giriş Yap